
BEYAZ GÜLÜM
Ah Gülüm Beyaz Gülüm
Ayriligi Yok Etmez ölüm
Kiprigine Rüzgar Degse
Bakdigin Yere Kan Damlar Gülüm
Baksan Hazirim
Tutsan Bu cani
Öpsen Ölürüm Ölürüm
Yoklugundan Gayri Bana Ne Etsin Ölüm
Yoklugundan Gayri Bana Ne Etsin Ölüm
Sana Gelmedigim Gün Öldügüm Gündür Gülüm
Sana Gelmedigim Gün Öldügüm Gündür Gülüm
Öldügüm Gündür Gülüm
Baksan Hazirim Tutsan Bu cani
Öpsen Ölürüm Ölürüm
Yoklugundan Gayri Bana Ne Etsin Ölüm
Yoklugundan Gayri Bana Ne Etsin Ölüm
Sana Gelmedigim Gün Öldügüm Gündür Gülüm
Sana Gelmedigim Gün Öldügüm Gündür Gülüm
Öldügüm Gündür Gülüm Öldügüm Gündür Gülüm
Bedel Sayarım
Bilmeden kirarsam eger kalbini
Bu cani ölüme bedel sayarim
Olurda söylemez isen derdini
Inan hayatimdan bile cayarim
Dayanamam sulu gözlerine yar
O gözlerin bende hatirasi var
Olmasin kederle dolan bir pinar
Yoksa bakisina gönül koyarim
Revnakli simanin güzelligine
Gipta etmek düser sevdicegine
Böyle bir sevdanin bitecegine
Ölümle kendime nikah kiyarim
Gönül dairende yerim var ise
Kulak vermelisin bu hazin sese
Kalbin çok degil de biraz dinlese
Sagir dünyaya bu aski yayarim
Aşka Dönüş
Dönebilmek o dönüşü olmayan yollardan
Sürekli bir aldanış bir daha bir daha
Hiç bitmeyecek gecelerden bir sabaha
Çıkabilmek ve sevmek durmadan usanmadan
Konuşmak Konuşmak gözlerle fısıltılarla
Duymak büyülü sıcaklığını beyaz ellerin
Her geçen dakika var olduğunu anlamak için
Yaşamak arzu dolu dudaklarda, şarkılarla
Unutmak ne varsa kötülükten yana
İnmek sevilen gözlerin derinliğine
Öyle mutlu, öyle sarhoş, alabildiğine
Bin yıl içmek o sulardan kana kana
Her gün ona koşmak dağlardan tepelerden
Her yerde, her zaman onsuz edememek
O en tatlı hayal, en büyük gerçek
Anlarsın taşan o günlerden gecelerden
Sonra bir gün o bütün karanlıkları yırtasın gelir
Başını alıp gidesin gelir uzak denizlere
Artık her şey boş ve yalan sevdin ya bir kere
Her yerinden bir buğu halinde o yükselir
Sen yoksun Artık anla yeryüzünde bir o var
Onun elleri var, gözleri, dudakları
Anlarsın tenin beslediği zaman toprakları
Ve hala seversin zaman bitinceye kadar
Yeniden var oluştur ya da bir başka türlü oluştur bu
Nice aldanmalardan sonra bir aşka dönüştür 
__________________
Nasil Kıydin?
Neyin peşine heves sardi, hafifliğin?
Hangi sözlerle kandı, parcalanası kalbin?
Kör olasıca Gözlerın, ışıl ışılmı baktı onada?
İçin nasıl aldi? Nasıl aldin koynuna?
Peşinde olduğun bir zaafmıydı bir gecelik?
Bir gece için mi yıktın hayatımızı?
Bukadar ucuzmuydu senin nefsin?
Hani yüreğinde taşıyordun beni heryerde?
Beni neden cıkarıp atmadın kalbinden,
Serefsizce sevişirken?
Beni nasıl şahit edebildin, iğrenc sahnelere?
Namuzsuz bir geceyi nasıl yakıstırdın hayatımıza?
Nasıl layık gördün beni, soysuz bir sevdaya?
Gururumu başıma taac etmistim ben seni
Şerefini şerefsizce nasıl harcadın?
Ellerin nasıl deydi ihanete
Ölürdümde söz ettirmezdim özüne
Sözün sözümdü
Özün Özümdü
Alnın lekesi canımın bedeliydi
Benim anlıma lekeyi sen, senmi sürecektin?
Benim şerefimin bedeli ne?
Senden baskası haramdı bana
Benden baskası haramdı sana
Kabus görsek ruyamızda, utanırdık anlatmaya
Kabustu elimiz baska ele deyse
Uyanınca şükür ederdik allaha
Sarılırdık birbirimize
Korkuturdu bizi bu ruya
Ayırma bizi allahım diye dua ederdik
Elin nasıl deydi başka bir tene
için nasıl çekti kokusunu
Benziyormuydu teninin kokusu benimkine
Saclari dalgalımıydı benimki gibi
Benziyormuydu gülüşü ben imkine
Başını döndüren neydi, ne?
Ya gözleri, uçurum kadar derinmiydi?
Kayıpmı oldun, boğuldunmu içinde
Bilmiyormuydun ayrılacağımızı?
Planladınmı o soguk kanlıca bitişimizi
Giderken kaç kere baktin arkana
Kapıyı çekerken hissetinmi yokluğumu
Bilmiyormuydun, bu kapı sana birdaha acılmıyacak?
Nasıl baktın gözlerine?
Nasıl layık gördün kirli bedenini benim tertemiz hayallerime
Hangi maskeyi taktın o mahsum yüzüne
O güzel gözlerin nasıl bakti baskabirine?
Ellerin nasıl deydi ihanete, nasıl?
Kaybolan Aşk
__________________________________________________
Sadece gecenin içinden gelen,
şiir defterleri arasında kaybolmuş bir aşk.
Bir aşk,
alıp götüren,
götürdüğünde çok yakına ait çizgiler taşıyan.
Ey şiir defterleri arasında kaybolmuş aşk!
Nerdesin?
Göremiyorum…
Neden buradasın?
Bilemiyorum…
Her zamanki aşklar değildir,
aslında bizi yaşatan,
gülün dikenleri gibi elimizi kanatan,
Sevilmiş değildir,
kaybolmuş aşklardan kalan..
Hayatın ta kendisidir,
yaşanan…
Hep arayıp da bulamadığım, sen,
kaybolan aşklardan kalan,
yaşanan,
bir akşam kahvesi gibi sıcak,
içten,
yağmurlardan yorgun düşen kalbim,
ve ele avuca sığmayan,
sevda yüzünden ölen ben…
Ben her zamanki gibi,
sonumun ne olacağını bilmediğim,
bir yere doğru gitmekteyim,
terk etmekteyim yaşadıklarımızı…
Sana sarf ettiğim sevgi sözcüklerinden arta kalan zamanımda,
seni sevdiğimi söylüyorum yıldızlara.
Seni sevdiğimi söylüyorum,
kaybolan aşklarıma…
Gözyaşım..Yeter Aktığın...!
Bu gece yine yavaşça süzüldün gözlerimden..
Ağır ağır..
Kırmadan..
İncitmeden düşüyordun kirpiklerimden..
Yavaşça inerken yanağımdan aşağı..
Tüm hıncını alır gibi yanaklarımdan öpüyordun..
Kim için…?Ne için aktığını biliyor musun? diye soruyordum sana..Hayır diyordun..Ve sana çok kızıyordum ey göz yaşım..Elimin soğuk kısmıyla siliyordum değdiğin heryeri…
Ummadığım anlarda doluyordun gözlerime,sonra kirpiklerime tutunuyordun..Göz kapaklarımı kapattığımda üzerine,yüreğim yanıyor.. içli içli büzülüyordu dudaklarım…
Sana karşı koyamıyordum uzun süre..işte!Yine dövüyordu ıslaklığın göz kapaklarımı.. Dayanamayıp aralıyordum..Ve yine damla damla süzülüyordun yanaklarımdan..Tüm yaşanılamayan “keşke” leri hiçe sayarak..
Sancıyan yüreğime aldırmadan süzülüyordun..
Değdiğin her yeri kavuruyordu sıcaklığın...
Yavaşca dudaklarımın arasından sızdığında içime..
Bedenimi kor bir ateş gibi yakıyordun.…
Hesap soruyordum sana..
Hiç aldırış bile etmiyordun bana..
Yavaşça..
Aldırmadan..
Umursamadan akıyordun anılarımın üstüne..
Görenlere aldırış etmeden,beni rezil etmek istercesine..
Damla damla..
Acımasızca..
Birbirinize değmeden düşüyordunuz..
Birde utanmadan yanaklarımı okşuyordun..
Mutluluktan akmadınız hiç gözlerimden..
Mutlu olmam bu kadar mı dokundu kanına ?
"O" giderken elvedayı ben mi düşürdüm dudaklarına?
"O" giderken bir kez olsun DUR demedim..
Gittiği yerde mutlu olur belki diye..
Dudaklarımı kapadım sızlayan yüreğimin üzerine..
Sustum..
Sadece "O" mutlu olsun diye..
Göz yaşım…
Acımasızca süzülen tuz tadında damlalarım..
Yeter..
Dolma artık gözlerime...
Dolup da taşma ..
Taşıp da akma artık..
Sızlatma yüreğimi yeniden...…

Korkuyorum
Her gün yanında olamamaktan korkuyorum
Sesini duyamamaktan
Seni görünce, sana alışmaktan da korkuyorum
Nedense sensizlikten de korkuyorum
Bir gün hoşça kal demenden
İstemesem de;
Bir gün, bir gül gibi
İçimde solmandan korkuyorum
Hafızamda bırakacağın hatıralardan
Hatıralardan kaçamamaktan
Adını unutamamaktan korkuyorum
Ah be güzelim;
Ben seni sevmekten korkuyorum.
Benimkisi sadece bir sevda
Göz yaşlarımla söndüremediğim
Korkularımı yenemediğim
Söyleyemediğim
Fakat, kendimi tükettiğim
Ve beni;
Yedi kat yerin dibine sokan
Utandıran, korkutan
An be an içimi yakan
Cesaretsiz bir sevdan
Bu nasıl bir sevda ?
Anlayamıyorum
Ah be güzelim;
Ben seni sevmekten korkuyorum.
Biliyor musun;
Aklımdan hiç çıkmıyorsun.
Sen benim;
İmkansızlar bahçesinden koparttığım
Edâlı gülümsün.
Hiçbir zaman koklayamayacağım
Adını söylerken burkulacağım
Sevmekten hep korkacağım
Fakat, ömrüm boyunca unutmayacağım
Edâlı gülümsün.
Ah be güzelim;
Aslında sen benim,
Kendi ömrümsün...
SENSİZ KALINCA
Düşmüşüm ben bu yollara aşkım için,
Duruyor bu kalbim, sevmeye başlayın
Bivefa olmuşum ki ben senin için,
Başkasına bakmadım, sensiz kalınca.
Bütün güller gelse de koklamam gülüm,
Senden başkasını, hayatım boyunca.
Acı günler geçmek bilmiyor be gülüm,
Hayat yaşanmaz olur, sensiz kalınca.
Anlatamam duygularımı hiç kimseye,
Anla be canım, sesini duymayınca.
Hayat kapanır ömür boyu sevgiye,
Yaşanmaz olur hayat, sensiz kalınca.
Kırmızı güllerden almışsın rengini,
Duramam ki ben, sana bakmayınca.
Meyhanelerde haykırırım ismini,
Sarhoşluk gitmez benden, sensiz kalınca.
Harun ki o, eksik olmaz aşk kelamı,
Durur beden de aşk, sözünü duyunca.
O, şıkların olsa a son adamı,
Kor olur aşkı, sensiz kalınca.
HARUN KARAÇALI.
Son Aşık
Hasretinle geçiyorken bu gençlik çağım,
Ey sevdiğim, ben ümitsiz değilim gene
Ak düsünce saçların kumral rengine
Kollarında son aşıkın ben olacağım.
Ey başında şimdi sevda rüzgarları esen,
Böyle her gün yollarımdan geçsen de süzgün
Sen benimsin büsbütün terk olunduğun gün ...
O mukadder günü, bilmem, düşündün mü sen?
Ben bir beyaz saçlı aşık, sen bir ihtiyar ...
O gün bana yaklaşırken ey ilahi yar,
Esirgeme gözlerimden bir son buseni,
Kirpiğinden yavaş yavaş bir damla aksın,
Çünkü, ruhum, sen de o gün anlayacaksın
Ki hiç kimse benim kadar sevmemiş seni!
Söyle
Gün geceye,
Gece gündüze,
Gündüz sensizliğe,
Sensizlik sessizliğe,
Sessizlik yokluğa,
Yokluk sonsuzluğa,
Sonsuzluk gayba,
Gayb atiye,
Ati kayboluşlara,
Kayboluşlar yine sensizliğe
Dönüyorsa suç benim mi?
Söyle... 
Yalnızlığım…
kaç zamandır terkettin beni yalnızlığımla.
karardı gökyüzüm, puslandı dünyam..
hayallerimdeki "sen" oldun, sende ki "ben"
bir karanlık geceye kurban oldu düşlerim
ey mihracem "yağmur yüreklim"
yağmurlarda güzelliğini seyrettiğim.
ey hümeyram " sende unutma beni"
unutmalarında umutları sevdiğim
ey cingenem "sevdan bir ateş"
ateşlere düştü yandı bu yüregim
kaç zamandır terkettin beni yalnızlığımla.
kayboldu gökkuşağım, havalanmadı uçurtmam.
gözyaşlarımda "sen" oldun, kaybolan "ben"
bir hayal peşinde harab oldu düşlerim...
ARGUVANLIM
Aguların davetlisi bir sevda artığı
Cellâdına yangın bir başıma lığım
Sen kefenimde yırtacağım
Karanlık bir ölüm
Sana hasret bir elim 
Ve hep sana saklı
Diğeri ecelin avuçlarında tir tir
Ölemem…
Ölmek için yaşamak lazım.

Taammüden katlime sürgülenmiş g
ecele
Sana uzak her yanım bıçak altında
Açılmıyor rengi kara düşlerin
Kaçılmıyor
Biliyor musun gece kaç duvar.
Karanlıklardan topladığım ateş çiçeği
Şehrin tüm ışıklarıyla yandım
Şimdi teslim olmak zamanı
Çiseleyen yağmura
Ve çalıntı sanılara
Ve üşüyen umutlara
Ve kulağımda ki suskuya